eskrim2

Eskrim, Olimpiyat Oyunları tarihinin en önemli spor branşlarının başında gelir. 1896 senesinde Atina’da düzenlenen ilk Olimpiyat Oyunu programına dahil edilmiş olan eskrim günümüze kadar düzenlenmiş tüm oyunlarda atletizm, bisiklet, jimnastik ve yüzme ile birlikte yer almış 5 spordan biridir.

Bazı kaynaklarda eskrimin Atina’daki ilk oyunlarda yer almasının nedeni olarak, modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu kabul edilen Fransız pedagog, tarihçi ve sporcu Baron Pierre de Coubertin’in yaptığı spor branşlarından bir tanesinin eskrim olması gösterilir.

Bugüne kadar düzenlenen 28 Olimpiyat Oyunununun tamamında eskrim yer almıştır. Olimpiyat Oyunları tarihinde eskrimdeki en başarılı ülke olarak İtalya dikket çekmektedir. İtalyan eskrimciler kazandıkları 123 madalya (48 altın, 41 gümüş ve 34 bronz) ile ülkelerini madalya sıralamasında ilk sıraya taşımayı başarırken Fransa 120 madalyayla (44 altın, 41 gümüş ve 35 bronz) kendine ikinci sırada yer edinmiştir. İtalya ve Fransa’yı 84 madalyalı (35 altın, 22 gümüş ve 27 bronz) Macaristan takip ediyor.

33 ülkenin madalya kazanmayı başardığı Olimpiyat Oyunları’nda ülkemiz madalya kazanma başarısı gösteremezken Türk eskrimciler 1924 Paris, 1928 Amsterdam, 1936 Berlin, 1948 Londra, 1972 Münih ve 1984 Los Angeles oyunlarında boy göstermişlerdir.

Eskrim’in kelime anlamı “Savunma ve Korunma” demektir. M.Ö. 3000 yılına dayanan Eskrim, ortaçağda bir savaş aracı olarak kullanılıyordu. Daha sonra ateşli silah ve ok kullanılmaya başlanınca, düello silahı oldu. En ünlü düello silahının adı Rapier’dir. 16. yüzyılda yapılan düellolarda ölümlerin çoğalması üzerine resmi düellolar yasaklanmış. Ucu sivri silahların yerine, ucu yuvarlak, tomurcuk ve düğme şeklinde olan daha hafif bir çalışma silahı yapılmış. Ucunun tomurcuğa benzemesi nedeniyle de bu silaha Flöre deniliyor. Flöre, Fransızcada Fleur, yani çiçek anlamına geliyor. 18. yüzyılda yüz kısmı tel ile örülü maske giyilmeye başlanınca çalışmalar daha da ilerletiliyor. 18. ve 19. yüzyılda felsefesi ve tekniği en ileri seviyeye ulaşınca, 19. yüzyıl sonlarında, artık spor dallarından biri kabul edilmiş. 1896 yılında ilk kez olimpik spor olarak uygulanmaya başlanmış. Bugün “kralların sporu”, “centilmenlerin, şövalyelerin sporu” denmesi bu asil tarihinden kaynaklıdır.

Eskrim, tehlikeli gibi görünse de tam tersine en güvenli spor dallarından biridir. Sakatlanma riski diğer sporlarda olduğu kadar; burkulma, bağ ve kas incinmeleri şeklindedir. Kullanılan silahlar sivri ve keskin değildir. Vücuda çok dayanıklı özel kumaştan yapılmış elbiseler ve yüze çelik tellerle örülü olan bir maske giyilir.

Eskrim bedensel gelişimin yanı sıra kişinin iç gücünü, aklını, ruhunu kullanabildiği çok eğlenceli bir spor dalı. Kişinin tüm vücudunu fiziksel olarak çalıştırdığı gibi, koordinasyon, refleks, çeviklik ve dayanıklılık özelliklerini de geliştirir. Zihinsel olarak, hızlı ve doğru algılama, hızlı düşünme, karar verme ve uygulama becerisini oluşturur. Odaklanmayı ve bunu sürdürmeyi öğretir.

Eskrim kişinin ruhsal olarak sezgilerini ve yaratıcılığı, sorunlarla tek başına baş etme, insiyatif kullanma ve bireysel güç gibi özelliklerini geliştirir. Ama diğer taraftan takım müsabakalarında ve çalışma ortamlarında kalabalık bir arkadaş grubu ile birlikte olunmasından ve karşılıklı birisi ile doğrudan temas ile oynanmasından dolayı birliktelik duygusunu ve takım ruhunu destekler.

Azim ve irade gibi karakteristik özellikleri geliştirir. Sinir sistemini kontrol etmeyi, saygıyı ve iç disiplini öğretir.. Doğru düşünme ve ani doğru karar verme özelliği ile doğru refleks kazanan bir eskrimci normal hayatında da tüm bunlardan yararlanır.

Birçok sporda başarı sadece hız veya güç ile kazanılırken eskrimde zeka ile kazanılabilir. Kaynak: Özden Ezinler

Eskrim’de üç disiplin kuralı vardır: Flöre, Epe ve Kılıç. Bunların temeli aynı olmakla birlikte, kullanılan silahlar, geçerli tuş alanları ve bazı kuralları farklıdır.

KILIÇ

Kılıç ağırlığı 500 gramdır. Toplam uzunluğu en çok 105 cm’dir. Namlusu çeliktendir. Flöre ve Epe‘de olduğu gibi namlunun ucunda haraketli bir bölüm yoktur. Tuşlar, hedefe vuruş ve dürtüş seklinde yapılır. Geçerli tuş alanını ayırt edebilmek için eskrim elbisesi üzerine, dış yüzeyi iletken olan metalik bir yelek giyilir. Geçerli vücut alanı belden yukarısı, kafa ve kollar dahildir. Atak üstünlüğü kuralı flörede de olduğu gibi kılıç branşında da vardır.

 kilicuygun

                                                  ( Kılıç ve geçerli alanı )

 FLÖRE 

Flöre’nin ağırlığı en çok 500 gramdır. Silahın toplam uzunluğu ise en fazla 110 cm.’dir. Namlusu çelikten olup, bir tarafında elektrik devresinin tamamlanmasını ve bu suretle tuş yapılmasını sağlayan yaylı haraketli bir dürtüş ucu, diğer tarafında ise tas ve kabza vardır. Tuşlar yalnız dürtüş suretiyle yapılabilir. Geçerli tuş alanını ayırt edebilmek için, Eskrim elbisesinin üzerine, dış yüzeyi iletken olan metalik bir yelek giyilir. Dürtüsün tuş olabilmesi için 500 gramlık bir basınç gerekmektedir. Atak üstünlüğü kuralı vardır.

 floreuygun                                               ( Flöre ve geçerli alanı )

EPE 

Epenin ağırlığı en çok 770 gramdır. Silahın toplam uzunluğu ise en fazla 110 cm.’dır. Tuşlar yalnız dürtüş suretiyle yapılabilir. Hedef bütün vücut olduğundan ayrıca metalik yelek giyilmez. Dürtüsün tuş olabilmesi için 750 gramlık bir basınç gerekmektedir.

         epeuygun                                                       ( Epe ve geçerli alanı )

MÜSABAKA ŞEKLI

Maçlar, iki eskrimci arasında, çarpışma alanı 14mt. x 2 mt. olan bir pist üzerinde yapılır. Pistin ortasından sağa ve sola doğru 2’ser metre mesafede başlama çizgisi bulunur. Müsabıklar çarpışmaya başlamadan önce, başlama çizgisinde durup önce selamlaşırlar, sonra da “en Garde” (çarpışmaya başlama) pozisyonuna geçerler ve hakemin “başlayın” komutu ile çarpışmaya başlarlar. Her üç branşta da çarpışma sonucunda meydana gelen tuşları gösteren elektronik bir cihaz mevcuttur. Hakem bu cihazın yardımıyla atak, savunma gibi hareketleri dikkate alarak tuşu kimin yaptığını belirler. Tuş göstergesi olarak da isimlendirilen bu cihaz üzerinde beyaz, kırmızı ve yeşil olmak üzere 3 değişik renkte lamba bulunur. Kırmızı ve yeşil renkli lambalar geçerli tuşları, beyaz lamba ise geçersiz tuşları göstermektedir.

Karşılaşmada tek söz sahibi hakemdir. Karşılaşmayı başlatır , durdurur , hareketlerin kurallara uygun olup olmadığına karar verir. Turnuvalarda ilk önce 5 sayılık grup maçları yapılır. Daha sonra 15 sayılık eleme maçlarına geçilir. Kuralların çiğnenmesi durumunda çeşitli cezalar verilir: ilk çiğnemede uyarı tekrarı durumunda rakip lehine puan yazılması, vuruşun geçersiz sayılması gibi. Daha ağır olarak karşılaşmaya son verme ve ihraç cezaları da verilebilir.

Eskrimde hangi silah söz konusu olursa olsun , iyi bir oyuncu için en önemli ve güç nokta , oyun sırasında gerçek niyetini gizlemek ve aynı zamanda rakibinin niyetini sezerek ona göre bir oyun stili ortaya koymaktır. Teknik hazırlıkları ve fiziksel güçleri denk de olsa , eskrimciler o günkü formlarına, doğru tahminde bulunma yeteneklerine ve taktiklerini uygulama biçimlerine göre birbirlerinden ayrılırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir